COĞRAFİ YAPI
Ege bölgesinin iç batı Anadolu bölümünde Çivril ovasının ortasında yer alır. Köyün kuzeyinde Yeşilyaka köyü (Haydan), doğusunda Emirhisar kasabası, güneydoğusunda İnce köy, güneyinde Şenköy, batısında Kızılcasöğüt ve kuzeybatısında Çivril bulunmaktadır. İç Ege bölgesinde görülen Akdeniz ve karasal iklim arasında geçiş yaşanmaktadır. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer.


resim_1_cografi_yapi

Tarla Mevkileri: Kocakır, Tulumba, Alolu yeri, Potur Gölü, İnceyol, Üyükyolu, Köprübaşı, Güvercinlik, Söğütdibi, Sarlık, Cansız kır, Çanşılar, Karatoprak, Bölücek, Çaybaşı, Sarayardı, Yığınbaş, Beddeş kesiği, İrez üyüğü, Altmışlar, Işılak göz, Danaçayırının üstü, Gırbağlar, Arıkbaşı, Canaz kuyusu.
Köy yolları: Karamanlı yolu, Emircik yolu, Haydan yolu, Kızılcasöğüt yolu, Baza yolu, Çöplü yolu, Sığır yolu, Demiryolu.
Çayırlar: Bölücek çayırı, Osman’a çayırı, Dana Çayırı, Küçük çayır, Büyük çayır, İnceköy çayırı, Dip kovalar.

resim_2_cografi_yapi

Odalar: Gaveslerin oda, Gırgözlerin oda, Velioğulların oda, Omarların oda, Goca ayanların oda, Yahyaların oda, Ciccelerin oda, Marazların oda, Garahasanların oda, Gaba Bekirlerin oda.
Kesikler: Dipkova kesikleri, Osman ağa çayırı kesiği
Köprüler: Havize’nin köprü, Çay köprüsü, Gergili köprü, Köprübaşı köprüsü
Kuyular: İçecek kuyusu
Höyükler: İrez höyüğü, Kocahöyük
İrez höyüğü: İnceköy, Çöplü ve Ömerli köyü topraklarında arasında bulunan, yüksekçe bir yerdedir. Çevresinde eskiden bir artezyen kuyusu vardı şimdi ise kurudu. Höyüğün etrafında kırık testiler ve değirmen kırığı parçası bulunmuştur. Altın aramak için höyüğün çevresi kazılmıştı ve bugün bu şekilde durmaktadır.
Koca Höyük: Haydan, Dedeköy ve Ömerli köyü arasında bulunan ve üzerinde Ömerli köyünün bağları olan bir yerdir. Şimdi ise bağlar sökülünce tarla olarak kullanılmaktadır. Pek çok tarihi eser bulunmuşsa da nerede olduğu bilinmemektedir. Höyük geniş bir alana yayılmaktadır. Yüksekliği çok değildir, o yüzden her tarafı tarla olarak kullanılmaktadır.

EKONOMİ VE GEÇİM KAYNAKLARI
Ömerli köyü geniş verimli topraklara sahiptir. Tamamen sulu tarım yapılmaktadır. Meyvecilik çok gelişmiş olup, başta elma ve şeftali olmak üzere bütün meyveler yetişmektedir. Ayçiçeği, haşhaş, buğday, mısır, pancar ekimi de yapılmaktadır.
Hayvancılıkta da son zamanlarda büyük gelişmeler vardır. Daha önce yerli inek ve manda yetiştiriciliği varken şimdi montofon cinsi inekçilik yapılmaktadır.

Ömerli köyü, Çivril’in köyleri içinde en geniş çayırlara sahip olandır. Önceleri köyümüzde bağcılık da yaygındı. Ancak kuraklığın etkisiyle ve meyveciliğin gelişmesiyle bağlar bozulmuş, bunun yerine, elma şeftali dikimi yapılmıştır. Ekili alanların tamamında sulu tarım uygulanmaktadır. Sulama ise sondaj ile çıkarılan su ile yapılmaktadır. Meyveciliğin çok geliştiği köyde toplanan elmalar soğuk hava depolarında saklanmaktadır. Daha sonra yurt içi ve yurt dışına satılmaktadır.

İŞ YERLERİ
Eskiden köyün bir değirmeni vardı; ayrıca araba ve saban yapımı tamiri de yapılan marangozhane ve nalbantlık mevcuttu.
Barut yapımı: Eskiden acı toprak (mühre duvarın diplerindeki uyuyan acı toprak) dedikleri topraklar süpürülür, kazanlarda kaynatılır ve dibek taşında dövülürdü; böylece barut elde edilirdi. Bugün Barutçular diye anılan bir sülale vardır. Seyyar kalaycılar gelir, odalarda belirli bir müddet kalır ve köy halkı kalaylanacak kapları kalaylatırdı.
Kazaklı Harman yeri: Araştırmalara göre buraya Kazaklar gelmiş ve dericilikle uğraşmışlardır. Işıklı’dan gelen su kanalları, yani künk kalıntıları, bulunmuş; bunun yanında dericilikte kullanılan taş aharlar bulunmuştur. Bu alan daha sonraları Kazaklı harman yeri olarak anılmıştır.
Şirane Ocakları: Köyde birkaç tane şirane ocağı bulunmakta idi. Üzümün kaynatılıp pekmez haline gelmesi için bakır kazan ve dığan gibi pek çok malzemeye ihtiyaç duyurulurdu. Bütün bu malzemelerin hepsi de sadece iki sülalede vardı. Köylü hasat zamanı geldiğinde üzümünü pekmez yapmak için, Gaveslerin şirane ocağı ve Goca Fadime’nin şirane ocağı’nda sıraya girer, ona göre hazırlıklarını yapar, sırası geldiğinde de önce keten dokuma çitlenin içine üzümlerini koyardı. Bu çitle aharlara alınır ve bir kişi tarafından çiğnenirdi. Çıkan su kazanlarda pekmez toprağında bekletilir; ve daha sonra başka bir kazana süzülüp, kefletilirdi. En son olarak, dığan denilen geniş yayvan kapta kaynatılır, pekmez elde edilirdi. Bazen de pestil yapılırdı. Pestil için kabak ince ince kesilir, iplere dizilir, sonra kaynayan pekmez içinde bekletilir ve pestil yapılırdı. Sıraya giren kişiler yaylım başına şirane ocağı sahibine pekmez bırakırdı.

EĞİTİM VE ÖĞRETİM
Köyün dışarıya çok göç vermesi, merkeze yakın olması ve öğrencinin azlığı gibi nedenlerden dolayı taşımalı sisteme geçilmiştir. Köyün ilk okuyanları mahalle mektebi, daha sonra 30 Ağustos İlkokulu, ardından dört köy okulunda (Çöplü, Sökmen, Bulgurlar ve Ömerli köyünün ortasında yapılan okul)  ve 1948’de de köye yapılan ilkokulda eğitimlerine devam etmiştir. 1965 yılına gelindiğinde okul yetersiz kalmış ve iki derslikten oluşmak üzere yeni okul yapılmıştır.

resim_3_cografi_yapi

Daha sonra ise taşımalı sisteme geçilmiştir. Köy okulu kapanmıştır. O dönemlerde köyden yetişmiş değerli büyüklerimiz mevcuttur.

Derleyen: Gönül Emre